Osmanli Ring – die besten Osmanli Ringe diverser Marken, sofort und günstig bestellbar! Osmanli Ringe sind immens beliebt, wie viele andere Ringe auch. Egal ob die Osmanli Ringe nun als einfaches edles Schmuckstück oder als Statussymbol angeschafft werden sollen, es gibt sie in so vielen Material- und Formvarianten, dass man sich die Modellvielfalt dieser Ringe vor dem Kauf anschauen sollte.

Jetzt ist die Frage, wo man Osmanli Ringe in einem großen Auswahl anschauen kann. Natürlich kann man Osmanli Ringe teilweise in Warenhäusern aber speziell in Schmuck- und Juwelier-Geschäften kaufen. Allerdings ist das Osmanli Ring-Sortiment je nach Größe des Geschäfts das Angebot nicht unbedingt groß. Die Lösung dazu ist, dass man am besten im Internet in großen Schmuck-Shops verschiedener Hersteller oder gar auf großen Online-Marktplätzen nach Osmanli Ringe schaut. Hier kann man für Osmanli Ringe nämlich das Angebot vielzähliger Anbieter einsehen und jeden einzelnen Ring zu einem sehr guten Preis erstehen, da über den Internethandel viele Kostenfaktoren der Hersteller wegfallen.

Auf dieser Seite haben wir nicht nur das Osmanli Ring-Angebot von diversen Herstellern zusammengeführt, sondern auch in eine Rangfolge “nach Beliebtheit” gebracht. Wir halten eine Rangfolge nach Beliebtheit, also persönlichen Erfahrungen von Käufern für sehr hilfreich, da nur Käufer das reale Aussehen, die Materialqualität und Langlebigkeit der Ringe beurteilen können. Um die besten Osmanli Ringe zu ermitteln, haben wir zu allen auf Amazon verfügbaren Osmanli Ringe die verifizierten Nutzerbewertungen ermittelt und dann die Ringe in eine Rangfolge nach Beliebtheit gebracht.

Top 20 Osmanli Ringe Bestenliste

Die folgende Bestenliste der “Top 20 Osmanli Ringe” stammt von Käuferbewertungen der am besten beurteilten Osmanli Ringe von ehemaligen Käufern. Je weiter oben die Osmanli Ringe erscheinen, desto besser sind die Beurteilungen der Käufer in Bezug auf Optik, Materialqualität, Langlebigkeit aber auch Versandabwicklung des Händlers oder Herstellers. Zusätzlich sind die Osmanli Ringe farblich und mit dem Label “Angebot” markiert, die derzeit zu einem günstigeren Preis verfügbar sind.

Osmanli
Tarihin en büyük savaslarinin ayrintili dökümleri, hasim kuvvetlerin stratejileri, taktikleri, asker harekatin dügüm noktalari. Osmanli kalelerinin mimari özellikleri, stratejik önemleri, tarihi gelisimleri. Garnizon yasami, sinir boylarinda savas ve baris tecrübeleri. Cok cesitli mimari gelenekleri bünyesinde barindiran Osmanli Imparatorlugu, hem Bizansin hem de ortacag Ortadogusunun mirascisiydi. Bu geleneklerden beslenen Osmanlilar istihkamcilikta farkli üsluplarin bir sentezini yarattiklari gibi buna Avrupali hasimlarindan ögrenebildiklerini de eklediler. Sonucta vücut bulan bir dizi kale, incelikli olmakla beraber mutlak surette islevselligi ön plana almaktaydi; zira Osmanlilar kaleleri nadiren iktidar ve prestij kaynagi olarak kullanmislardir. Bu kaleler cogu kez devasa ve bir hayli tahripkar toplara da ev sahipligi yapiyordu. Osmanlilar iste bu yapilar ve silahlar sayesinde, stratejik önemi yüksek Türk Bogazlari basta gelmek üzere, idarelerinde bulunan cografyalardaki dügüm noktalarina yüzyillarca hükmetmislerdir. Osprey askeri tarih dizisinin Islam ve Ortadogu tarihi uzmani Dr. David Nicolle, elinizdeki kitabinda, günümüze degin Batili tarihcilerce genelde görmezden gelinmis Osmanli kalelerinin stratejik önemini ve fiziki insaatini inceliyor. Adam Hookun incelikli illüstrasyonlari ise Osmanli kale mimarisi kadar bu istihkamlardaki yasami da tekrar hayata döndürüyor.
Osmanli
Balkan Gözüyle Osmanli dizisinin ilk kitabi olan bu calisma; Arnavutlukun Osmanliya katilmasindan Osmanlinin son günlerine kadar üst düzey devlet kademelerinde görev yapmis cok sayida insan yetistiren mahalli bir esraf ailesine mensup olan Avlonyali Süreyya Beyin, Arnavutluk Milli Kütüphanesinde Osmanlica olarak bulunan yazma halindeki Hatirat ve Teracim-i Ahval baslikli hatiralarini iceriyor.Hatirat, Arnavutlukun Osmanli Devletinden ayrilarak bagimsizligini ilan ettigi 1912den 1920ye kadar olan dönemi kapsamakla birlikte, Osmanli dönemi de hatiralarin önemli bir kismini olusturuyor.
Osmanli
Ümit Hassan, vazgecilmez basvuru kaynagi niteligi tasiyan Eski Türk Toplumu Üzerine Incelemelerinden sonra, Osmanli Devletinin kurulus felsefesini ele aliyor. Bunun icin, Osmanlinin devlet örgütlenmesinde ve mesrutiyet üretiminde eskikadim Türk yönetim zihniyetine ve otorite figürlerinin izini sürüyor. Atadan gelme Töre-Yasak sürecinin, devletlu-sultani KanunKanunnameye nasil vardigini, bu sürecin nasil bir ideolojik ve örgütsel biresim ortaya cikardigini inceliyor. Ve bu biresiminin olgunlasma belgesi olarak Fatih Kanunnamesine bakiyor.
Osmanli
Imparatorlugu'nun Gerileyis ve Cöküs Tarihi
Osmanli
Bir ücgenin ic acilarinin toplami kactiFast food var miydiKimler sakal birakamazdiHalk, padisahi görünce neden hasir yakardiHinzir, eglenceli ve merak uyandirici... Bildigin Gibi Degil serisinin ilk kitabi olan Osmanli, yanlis bilinen dogrulara, bildigimizi düsündügümüz hakikatlere, soru-cevap seklinde hazirlanmis yapisiyla müdahale ediyor.Mustafa Alp Dagistanli, hem meraklisi icin hem de tarihe baska bir yönden bakmak isteyenlere kivami yerinde, neseli bir üslupla Osmanli dünyasinin ne büyük bir cesitlilik, ne sasirtici gercekler barindirdigini gösteriyor.
Osmanli
Eserin tarihte incelenmesi gereken pek cok konuya dikkat cekmesi ve arastirmacilari bu alanlara tesvik etmesi, yazarin tarihi tahlil etmedeki Sücüncü göz yaklasimi ve olaylari degerlendirirken takindigi Starihe dogru sorulari sorma tutumu elbetteki övgüyü hak ediyor. Üstelik Osmanli Toplumunda Zindiklar ve Mülhidler kendi alaninda önemli bir boslugu doldurdugu gibi simdiden klasik bir eser niteliginde. Tufan Gündüz, Virgül, 56- 1999 Bu esasli ve zihin acici calisma gösteriyor ki zindiklik ve mülhidlik ile itham olunan cok az kisi kendilerine yöneltilen suclamalarla hayatlarindan olmuslardir. Yine de ortacag Hiristiyan dünyasinda ortadan kaldirilan heretiklerin veya engizisyon kurbanlarinin sayisi ile karsilastirildiginda ölüm miktarlarinin ne kadar kücük oldugu dikkat cekicidir. Ocak bircok acidan imparatorlugun imajini sergileyen önemli bir kitap yazmistir ve ümit ediyorum ki bu kitap, Osmanli Islami alaninda yeni calismalara ilham kaynagi olacaktir. Gottfried Hagen, Archivum Ottomanicum 18- 2000 Yazar bir defa daha, orijinal arastirmalarla ve kitabin ekinde ilk defa yayinlanan veya tercüme edilen muhtelif anahtar belgelerle alana ciddi bir katkida bulunmustur. Her seyden önce, Zindiklar ve Mülhidler, Ocakin cogu zaman birbirleriyle iliskisiz veya türdes olmayan Osmanlica, Arapca ve Farsca kaynaklar üzerindeki etkileyici hakimiyetinin sagladigi avantajdan tam olarak faydalanmaktadir. Ayni sekilde eser, yazarin hem cagdas Türklerin calismalari hem de oryantalist literatür ile kurdugu elestirel iliskiyi de sergilemektedir. Profesör Ocak, Osmanli toplumunda herezinin sosyal tarihinin ustaca ve zihin acici bir sentezini ortaya koymaktadir ki yakin zamanda bu nitelikte bir calisma görülmeyecektir. Stefan Winter, University of Chicago The Turkish Studies Association Bulletin, 242-2000 Tarih yaziciliginda Türkiyede mevcut bazi önyargilara karsi cikanyikan Ahmet Yasar Ocak, bu calismasinda; 15. ve 17. yüzyillardan itibaren Osmanli toplumunda ortaya cikan zindiklik ve mülhidlik hareketini, bu hareketin cikis sebeplerini, tesirlerini ve öncülerini literatürdeki tüm kaynaklari degerlendirerek anlatiyor. Osmanli tarihinde imparatorlugun 15. yüzyildan 17. yüzyila kadarki üc yüz yillik siyasal ve toplumsal düzenine, bu düzenin arkasindaki resm ideolojiye karsi bazen kisisel bazen kitlesel birtakim cikislar görülür. Siyasal iktidarin SZindiklik ve Mülhidlikle itham ettigi bu hareketler, genellikle idamla cezalandirilmistir. Bu kisilerin Osmanli iktidarina ve resm ideolojisine karsi duruslarinin sebepleri ve mahiyeti neydi Toplumun hangi kesimlerinden kaynaklaniyor ve yanki buluyordu A. Yasar Ocak, bu kitabiyla bu ve buna benzer sorularin cevabini ve Osmanli tarihinin bu ilginc cephesinin bir panoramasini veriyor.
Osmanli
Istanbul'unun Toplumsal Tarihi
Osmanli
Dönemi Türk Musikisi
Osmanli
Taktik olarak, bir eskiya cetesi ile karsilasan Osmanli zabitleri, evvela arazi durumunu inceleyip, kuvvetlerini ceteyi cembere alacak ve kacis yollarini kapatacak sekilde yerlestirerek, en kisa yoldan etkili bir hücumla cetenin merkezine dogru taarruz edecek sekilde harekatini planlayarak basariya ulasiyordu.Osmanli ordusunun gayrinizami harple sürekli mesguliyeti, asker gelenek ve performans üzerinde önemli izler birakmistir. Osmanli askeriyesinin, kendine mahsus bir gayrinizami harp doktrinine sahip oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz.Yüzbasi Ömer Fevzi Beyin Muhafaza-i Asayise Memr Zabitanin Vezaifi Usl-i Takib-i Eskiya ve Cete Muharebeleri adini verdigi bu eser, ilk yazili ve matbu Osmanli gayrinizami harp talimnamesi olarak tanimlanmaya uygundur.Türk Ordusunun gayrinizami harbi ABD ordusundan ögrendigine yönelik algiyi ortadan kaldirmaya bu eser tek basina yeter.
Osmanli
Halil Inalcikin Merceginden Osmanli kitabi; Inalcikin bazi önemli söylesilerinden, yazilarindan, sempozyum ve acilis konusmalarinda dile getirdiklerinden derlenen metinlerin Osmanli basligi altinda bir araya getirilmesiyle olustu. Tek yanli yorumlanmis bu tarihin okumasini dogru yapabilmekte fayda saglayan bu kitap, Osmanlinin istatistik sisteminden yemek kültürüne kadar detayli bilgiler aktariyor. Ve Inalcik, tüm bunlarin kültür tarihi bakimindan önemini anlatirken elbette Osmanli tarihini yorumlayisimiza da büyük katki sagliyor.
Osmanli
Osmanli esnaf, zanaatkar ve tacirleri yüzyillar boyu Osmanli sehir toplumunun önemli ve büyük bir kesimini teskil etmislerdir. Esnaf ve Zanaatkarlar ile Ticaret de Osmanli iktisat tarihinin önemli alt konulari, özel ve ilgi cekici arastirma alanlaridir. Buna karsilik, Osmanli iktisadi ve toplumsal tarihi arastirmalarinda, 1980lere kadar esnaf ve zanaatkarlar cok az incelenmistir. Bu tarihten sonra, anilan konularla ilgili calismalar artmissa da Ortacag ve Yenicag Avrupa tarihi arastirmalarinda esnaf ve zanaatkarlar ile ticaret konusunda yapilmis olan calismalara ve yayinlara bakilacak olursa bu calismalarin cok az ve yetersiz olduklari görülmektedir. Elinizdeki kitap Osmanli Imparatorlugunda esnaf ve zanaatkarlar ve ticaret konularina bir katki yapmak üzere, arsiv belgeleri, seriyye sicilleri ve diger kaynaklara dayanarak hazirlanmis dört bölümden meydana gelmektedir. Kitabin ilk üc bölümünde yüzyillar boyunca Osmanli Istanbulunun dükkan ve calisan sayisi olarak en kalabalik esnaf gruplarindan olan bakkal, börekci cörekci ve berber esnafi, idari yapilari, calisma usulleri, yaptiklari isler, ürettikleri ve alip-sattiklari ürünler ve toplumsal fonksiyonlari ile birlikte anlatilmaya calisilmistir. Dördüncü bölümde ise 15.-18. yüzyillarda Osmanli baskenti ile Kafkasya arasindaki ticaret ve deniz tasimaciligi ele alinmistir.
Osmanli
Osmanlilarda, XVII. yüzyilin ikinci yarisindan itibaren 1670ler müstakil kütüphanelerin ortaya ciktigi görülmektedir. Bu tip yapilara ilk örnek, Köprülü Fazil Ahmed Pasa tarafindan Köprülü Mehmed Pasa Külliyesinin bir birimi olarak Divanyolunda yaptirilan Köprülü Kütüphanesidir. Bir külliyeye bagli olmayan ilk müstakil kütüphane ise 1715 tarihli Vefadaki Sehid Ali Pasa Kütüphanesidir. Adi gecen müstakil kütüphaneler genellikle kare veya dikdörtgen planli olarak insa edilmislerdir. Fakat Atif Efendi Kütüphanesinin barok plani, Italya Pienzadaki 1464 tarihli katedralle büyük benzerlik göstermektedir. Ayni sekilde Nuruosmaniye Kütüphanesi de barok planiyla 1634 tarihli Romadaki S. Carlo alla Quattro Fontane Kilisesine benzemektedir. Osmanli Devri Müstakil Istanbul Kütüphaneleri adli bu calismada, Istanbul sehrinin kültürel hayatinda önemli bir yeri bulunan tüm mevcut müstakil kütüphaneler 28 adet ele alinmistir. Lakin, 1744 yilinda Serif Halil Pasa tarafindan Cerrahpasa Külliyesine eklenen ahsap Serif Halil Pasa Kütüphanesi ve Yenikapi Mevlevihanesindeki Abdurrahman Nafiz Pasa Kütüphanesi günümüze özgün olarak ulasmadiklari icin calisma kapsamina alinmamistir. Söz konusu 28 kütüphane banleri, mimar özellikleri ve bulunduklari bölge acisindan degerlendirilmistir. Kütüphanelerin hangi mimarbasi döneminde insa edildikleri ise daha önceki arsiv vesikalarina dayanan calismalarimizdan yararlanilarak ortaya konulmustur.
Osmanli
Osmanli tarihi arastirmalarinda Osmanli fetvasinin önemli bir kaynak oldugunda süphe yoktur. Buna ragmen Osmanli fetvasi üzerine yeterli calisma yapilmadigi ve hala bircok meselenin aydinliga kavusturulmadigi görülmektedir. Bu noktada bir bosluk doldurmak üzere Bilim ve Sanat Vakfinda Türkiye Arastirmalari Merkezi ile Medeniyet Arastirmalari Merkezinin ortak calismasi sonucu 6-7 Kasim 2010 tarihlerinde Osmanlida Fetva ve Fetva Mecmualari baslikli bir atölye calismasi düzenlenmisti.Bu kitapta yer alan yazilarin alti tanesi bu atölyede sunulan tebliglere dayanmaktadir. Bunlarin disinda Osmanli fetvasina dair daha önce nesredilmis, literatüre önemli katkida bulundugu düsünülen bazi yazilar iktibas edildi.
Osmanli
18. YÜZYILIN IKINCI YARISINDA ISTANBULOsmanli Imparatorlugu 18. yüzyila, savaslarda alinan maglubiyetler neticesinde imzalanananlasmalarla ilk kez büyük toprak kayiplari yasayarak girmisti. Bu yüzyilda özellikle Osmanli askerteknolojisinin Bati karsisinda geriledigi gözlemlenmektedir. Bati üzerindeki nüfuzunu ve üstünlügünükaybeden Osmanli, gözünü Avrupaya özellikle de Fransaya cevirmis, bu yüzyilda asker egitim vesanat alaninda yenilesme cabalari yasanmistir.Batililasma cabalari olarak da adlandirilan bu yenilesme hareketleri icinde mimar önemli bir yertutmaktadir. 18. yüzyilin ikinci yarisinda bu durumu somut olarak yansitan pek cok eser vücudagetirilmistir. Bu eser, Sultan III. Mustafa ve Sultan I. Abdülhamid devirlerinde Istanbulda insa edilmiseserleri Osmanli Batililasmasi baglaminda ortaya koymayi amaclamaktadir. Bunun yaninda,calismada adi gecen eserler bulunduklari bölge ve banleri acisindan da mukayese edilmistir.
Osmanli
Tunus, Cezayir ve Trablusgarp eyaletlerinin olusturdugu Garp Ocaklari, Osmanli Imparatorlugunun Akdenizdeki deniz egemenligi mücadelesinde önemli rol oynamistir. On yedinci yüzyilda Osmanli Imparatorlugunun Akdenizde mutlak hakimiyetinin baslamasiyla birlikte Garp Ocaklari denizcilerinin faaliyetleri de artmistir. Avrupa ülkeleri, Akdenizde ticaret gemilerinin emniyet ve güvenligini saglamak icin Osmanli Imparatorlugu ile baris yapma cabasi icine girmislerdir. Bunun sonucunda da ticaretlerini korumak ve ticari ayricaliklar elde etmek maksadiyla baris ve dostluk, seyrüsefer ve ticaret antlasmalari yapmislardir. Denizlerde egemen olmak isteyen Amerika Birlesik Devletleri ile Garp Ocaklari arasinda da yedi adet Baris ve Dostluk antlasmasi imzalanmistir. Bir zamanlar Türk Gölü olan Akdenizdeki Osmanli egemenliginin, 1795-1824 yillari arasinda ABD ile imzalanan bu antlasmalarla nasil etkilendigi, antlasmalarin özgün metinlerinin ve tercümelerinin yer aldigi bu calismada ortaya konulmaktadir.
Osmanli
Osmanlilar Arap topraklarinin büyük kismini dört yüzyil boyunca idare ettiler. Bruce Masters Araplarin Osmanli tebaasi olarak tarihsel deneyimlerini, arka planda yasanan kültürel ve toplumsal degisikliklerin isiginda ele aliyor. Milliyetci Arap tarihyaziminda Türk zulmü olarak degerlendirilen bu dönemin gercekte nasil sürdügünü, Araplarin Birinci Dünya Savasina kadar Osmanli yönetimine neden baskaldirmadiklarini ortaya koyuyor. Masters, genis bir cografyaya yayilan Arap topraklarinin idaresinin, merkezdeki Osmanli yönetimine sadakat gösteren yerel aktörlerin isbirligi ölcüsünde basarili oldugunu iddia ediyor. Arap ulemasi ve ayaninin, Osmanli Devletini Sünni Islamin koruyucusu oldugu müddetce mesru gördügünü, öte yandan Osmanli sultanlarinin halifelik iddiasinin Arap topraklarindaki kabulünün sinirli oldugunu gösteriyor. Osmanli Imparatorlugunun Araplari, bu uzun tarihe dair nitelikli bir arastirma ve Osmanli-Arap iliskileri üzerine temel bir eser...
Osmanli
Osmanli tarihinde 19. yüzyil dünya ekonomisiyle bütünlesme acisindan ayri bir önem tasir. Ticaret ve yabanci sermaye yatirimlari 1820lerden itibaren Osmanli ekonomisini Avrupa kapitalizminin etki alanina cekmistir. Türkiye Cumhuriyetinin devralacagi iktisadi yapilar bu dönemde ortaya cikmistir. Osmanli-Türkiye iktisat tarihciliginin önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Sevket Pamuk, bu calismasinda, 19. yüzyilda Osmanli ekonomisinin dünya kapitalizmiyle iliskilerini ve bu iliskilerin üretim alanindaki sonuclarini ele aliyor. Köklü iktisadi dönüsümleri nicel yöntemlere genis yer ayiran bir cercevede inceleyen Pamuk, disa acilis sürecine egemen olan egilimlerin, artan bagimlilik ile birlikte durgunluk degil, yapisal dönüsümler ve iktisadi büyüme oldugunu vurguluyor. Osmanli Ekonomisinde Bagimlilik ve Büyüme, 1820-1913, 1984teki ilk basiminin ardindan, 1987de de Cambridge University Press tarafindan yayimlanmis The Ottoman Empire and European Capitalism, 1820-1913 ve Osmanli iktisat tarihi alaninda önemli bir tartisma baslatmisti.
Osmanli
Osmanli Imparatorlugunu kurtarmak amaciyla ilan edilen Tanzimat ve Islahat fermanlarinin beklenen neticeyi vermemesi, bir kisim Osmanli aydin ve yöneticilerini yeni tedbirler aramaya sevk etti. Tam bu sirada, devletin yönetim sekli olarak Mesrutiyet idaresinin uygulanmasi gündeme geldi. Sultan Abdülaziz padisahti. Gittikce büyüyen bu yangini söndürmek icin careler bulmak Istanbulda günün manseti oldu.Peki Osmanli Devletini kurtarmak icin care diye uygulanan kararlar nasil oldu da devleti kacinilmaz bir yikima sürükledi Mesrutiyeti ilan etmek hususunda Mithat Pasa neden Ingiliz Sefiri ile isbirligine gitti Bu sirada Ingilizler, Türkiyede gercekten Mesrutiyet istiyor muyduSultan 2. Abdülhamidin Beylerbeyi Sarayinda bütün bir gecmisini degerlendirirken sarf ettigi su cümleler kadim sorunun cevabini veriyor belki deHayir, ben hicbir zaman okumus adamdan korkmadim. Fakat birkac kitap okumakla kendisini bilgin sayan ahmaklardan cekindim ve uzak durdum. Avrupa milletlerinin laboratuvarlarina imrenecegine, kilik ve kiyafetlerine imrenen frenk delisi saskinlar benim yanimda itibar görmediler...Memlekete gelince Avrupa medeniyetinin üstünlügü diye bunu ögretmeye calisiyorlardi. Yanlistir diyordum. O zaman beni örümcek kafali olmakla sucluyorlardi.Jön Türklerin tarihi, hata ve sevaplariyla ibretli ve kendisinden büyük dersler alinacak bir tarih laboratuvaridir. Süleyman Kocabas, bu laboratuvara cesurca giriyor ve objektif tarih anlayisiyla Osmanli Devletini yikilisa götüren tüm parametreleri gözler önüne seriyor.
Osmanli
Bir siyasi ideoloji olarak milliyetciligi hazirlayan faktörler, daha dogrusu milliyetcilerin siyasi projelerini ete kemige büründürecek sosyal, iktisadi, kültürel, toplumsal sartlar tarihcilerin her zaman ilgisini cekmistir. Suriye, 19. yüzyilda önce Misir, ardindan Osmanli egemenligi altinda kaldigi dönemde merkeziyetci reformlarla tanismis, Büyük Güclerin üzerinde siddetle rekabet ettigi bir alan haline gelerek zamanla önemli bir gelisme göstermisti. Yol, liman, demiryolu yapimi; okul, matbaa ve gazetelerin kurulmasi, edebi ve kültürel bir uyanisi da motive etti. Bu tedrici degisimlerin yaninda baslica iki olay -1860taki Lübnan ve Sam olaylari ile 18771878deki Osmanli-Rus Savasi- Araplarin gelecek tasarimlarinda ciddi degisikliklere sebep oldu. Adil Baktiaya bu calismasinda özellikle Osmanli Suriyesinde Arap milliyetciligini önceleyen kosullari inceliyor. Bu calisma Suriyede 19. yüzyil ortalarinda yasanan ve yaygin olarak Nahda seklinde adlandirilan edebi ve kültürel uyanisi ortaya cikaran sosyo-ekonomik etkenleri ortaya koymayi, söz konusu etkenlerin ve önemli dönüm noktalari olarak tespit edilecek tarihsel olaylarin Suriyeli Hiristiyan ve Müslüman Araplarin siyasi egilimleri ve ufuklari üzerindeki etkisini incelemeyi amaclamaktadir.
Osmanli
NESCO, Matrakcinin 450. ölüm yildönümü olan 2014 yilini SMatrakci Nasuh yili ilan etmisti. Matrakci, Avrupada yasanan Rönesansin belki de Osmanlidaki yansimasidir. Yaptigi calismalariyla, caginin önde gelen pek cok ilim adami ve sanatcisindan asagi kalir bir yani yoktur. Sadece iyi tanitilmamis ve incelenmemistir. Sadece Matrakci degil, onun gibi bircok bilim adami tarihimizin tozlu raflarinda tanitilmayi beklemektedir. Prof. Dr. Salim Aydüz Osmanli Devleti gercekten bilimde geri miydi Padisahlar tarafindan bilimsel faaliyetler engellendi mi Osmanlilar bilim insanlari yetistirebilmek icin ne gibi faaliyetlerde bulunmuslardi Osmanli bilim adamlari hem geleneksel ilimlerde hem de modern bilimlerde nasil cok önemli calismalar yapiyorlardi Prof. Dr. Salim Aydüz, Osmanli Biliminin Öncüleri kitabinda; kurulusundan son dönemlerine kadar Osmanli Devletinde yasamis, bilim, egitim, tip, müzik, mimari ve teknoloji gibi alanlarinda eserler vermis veya orijinal katkilarda bulunmus bilim adamlarinin hayat hikayelerini, bilimsel faaliyetlerini ve eserlerini anlatiyor. Anadolunun Ibn Sinasi Aydinli Haci Pasa Cerrahide cigir acan bir hekim Serefeddin Sabuncuoglu Semerkant Rasathanesinden Istanbul medreselerine bir ilim yolcusu Ali Kuscu Cok yönlü bir Osmanli dahisi Matrakci Nasuh Bir Osmanli mucidi Takiyüddin Rasid Osmanli medeniyetinde mucit seyhler Lale Devri Osmanli icatlari Bati ile Dogu arasinda bir Osmanli alimi Abbas Vesim Efendi Agirliginca altin eden ilim adami Ismail Gelenbev Ve daha bircok Osmanli döneminde yasamis fakat simdilerde kimselerin ne kendilerini ne de eserlerini bildigi ilim adamini tanimaya ne dersiniz